İnovasyonu Teşvik Etmek için İş Yerinde Yaratıcı Bir Ortam Oluşturmanın 3 Yolu

Yazar:

Yayın Tarihi:

İnovasyon, Avusturyalı iktisatçı ve siyaset bilimci olan Schumpeter tarafından, “bir şeyleri yapmanın yeni yolu ya da “üretim faktörlerinin değer yaratacak şekilde daha iyi kombine edilmesi” şeklinde tanımlamaktadır. Nasıl ki bir çiçek, su ve güneş ile beslenirse, inovasyon da, farklı düşünmenin teşvik edildiği etkili stratejiler ve yapılarla beslenir. Örneğin; tüm seviyelerdeki çalışanların fikir alışverişi yapabildiği yaratıcı süreçlerin desteklendiği iş ortamları gibi. 

Yaratıcılık, bir şeyleri yapmak ya da bir problemi çözmek için herkesten farklı fikirler geliştirme ve farklı şeyler düşünebilmektir. Geçmiş dönemlerde yaratıcılık kavramı yalnızca müzisyenler ya da ressamlar için sanatsal alana atıfta bulunmak adına kullanılmıştır. Fakat rekabetin arttığı günümüzde, biricik marka kimliği oluşturmak için yaratıcı düşüncenin gerekliliği anlaşılmış ve bu kavram iş dünyasının içine girmiştir. Buna ek olarak, yoğun rekabet ortamında farklı bir ürün üretmek için hem inovasyonda hem de pazarlamada yaratıcılığın önemli bir yeri vardır. Bu nedenle küçük ya da büyük fark etmeksizin işletmeler yaratıcı fikirleri desteklemeli ve iş yerinde yaratıcı bir ortam oluşturmalıdır. 

Genel olarak bakıldığında yaratıcılık, işletmeyi rakiplerinden farklılaştıracak yeni fikirler ve konseptler oluşturmak için kullanılan zihinsel ve sosyal süreçlerdir. Daha basit şekilde ifade etmek gerekirse, yaratıcılık işletmeyi inovasyona yöneltir. Bu da işletmenin rekabet avantajı kazanmasına yardımcı olacak ürün ya da hizmetlerin üretilmesi için itici bir güç oluşturur. 

Yaratıcı fikirler, çalışanların zihinlerinde kalmamalı, aksine sosyal değişimle yeni bir şeylerin üretilmesi için açığa çıkarılmaya çalışılmalıdır. Bu fikirlerin açığa çıkarılması için işyerinde yaratıcı ortam oluşturulmalıdır. Yaratıcı ortam, farklı görüşlerden ve altyapılardan gelen insanların meydana getirdiği takımın zenginliği ile oluşturulabilir. Bu tür ortamların oturtulmaya çalışıldığı işletmeler içerisinde, çalışanlara çeşitli maddi ve manevi ödüller verilmeli ve sosyal girişimcilik yönleri desteklenmelidir. Böyle bir sistem aynı zamanda çalışanların işlerini daha çok benimsemesine ve tatmin duygularının artmasına yardımcı olacaktır. 

Yaratıcı bir ortam oluşturmak için çalışanların değerli bir takım fikirler üreteceklerini ümit ederek onlara kral tacı giydirip çıkarmaktan daha fazlasını yapmak gerekir. Diğer sistemlerde olduğu gibi yaratıcı süreçlerin de verimli bir şekilde yönetilmesi için doğru çerçeveye ve sonuçların yönetim tarafından değerlendirilmesine ihtiyaç vardır. 

Yaratıcılık yoluyla yenilikçiliği teşvik etmek için aşağıdaki 3 öneriye göz atabilirsiniz; 

1. Uyarıcı bir ortam yaratın. 

İş ortamında çalışanları uyarıcı sanatsal ürünler/yayınlar, gazeteler, oyunlar ve buna benzer materyaller bulundurulabilir. Mümkünse bunlardan bazıları direkt olarak faaliyet gösterilen iş alanı ile ilgili olabilir. Ayrıca insanlar arasında iletişimi ve yaratıcı etkileşimi arttırmak için daha yatay bir organizasyon yapısı ile fiziksel bariyerleri ortadan kaldırmak işe yarayacaktır.

2. Yaratıcı fikirleri için çalışanları ödüllendirin.

Çalışanları risk almaları için desteklemek ve pozitif psikolojik destek için onları ödüllendirmek önemlidir. Bunun yanında eğer çalışanın fikri çok işe yaramadıysa, durumu kişiselleştirip ceza yöntemini kullanmamak gerekir. Aksi halde bu cezalar yaratıcılığın önüne büyük bir set çekecektir. Tüm seviyedeki çalışanları işletme operasyonlarının geliştirilmesi için desteklemek, onların yaratıcı fikir potansiyellerini de arttırmalarına yardımcı olacaktır.

3. Farklı bakış açılarını öğrenmeye çalışın.

İnovasyon, genellikle müşterilerin ürünler ya da hizmetleri kullanımları ve değerlendirmeleri neticesinde filizlenmeye başlar. Onların fikirlerini almak, geliştirilmesi gereken alanlar ile ilgili çok değerli bilgiler edinmeyi sağlar. Bunun yanında tedarikçilerin ve rakiplerin ürünlerini kullanan diğer müşterilerin fikirleri de farklı perspektiflerden iş süreçlerine bakmayı sağlayacağından önemlidir. Bu konuda farklı hedef kitlelerin fikirlerinden faydalanmak adına sosyal medya önemli bir kanal olabilir. 

Dr. Zeynep Arslan

Dr. Zeynep Arslan, Envizyon Gelişim Merkezi’nin pazarlama müdürü ve içerik yöneticisidir. Uzmanlık alanları; pazarlama, marka yönetimi, içerik geliştirme, kariyer yönetimi, koçluk ve mentörlüktür. Yaşar Üniversitesi İşletme Yönetimi Anabilim Dalı’ndan doktora derecesi, Ege Üniversitesi İşletme Anabilim Dalı’ndan yüksek lisans derecesi, Anadolu Üniversitesi İşletme Yönetimi ve Balıkesir Üniversitesi Tarih Bölümleri’nden ise lisans dereceleri bulunmakta olup birçok alanda bilimsel ve fikri çalışmalara imza atmıştır. Evli ve 1 çocuk sahibidir.

DİĞER KONULAR

İLGİLİ YAZILAR